31 Ağustos 2015 Pazartesi

Geleceğe Dönüş

Şunu söyleyebilirim ki bugüne kadar bir çok defa bir şeyler yazma kararı almış olsam da hiçbirinde başarılı olamadım. Sebebi mi ne konuda yazmak istediğimi bulamıyorum, futbol mu? yeterince yorum yapan insan var, daha fazlası hatta.. Yemekli şeyler falan?  onu da pek beceremiyorum, aslında yaparım fakat evde annemin yaptığı yemekleri yemek daha mantıklı bir seçim. Gezi desem, bunun için geç kaldım sanırım üniversite yıllarını geride bırakınca insan duruluyor biraz. Dizi, film diye düşünüyorum?  yaz dizilerinin hepsi aynı sadece farklı kanallarda çıkıyorlar, reyting amacıyla entrika gerilim yaratmaya çalışmalarını mı söyleyim yoksa azcık tutan olunca sezona devam edip yarıda kesilmesini mi. Bir Game Of Thrones'a bakın adamların dizisini kaç milyon belki milyar insan kaç ay bekliyor. Adamlar yapıyor, bizde bir başrol (Polat Alemdar diyelim) sezonu bırak dizi komple bitene kadar ölmüyor sanki seçilmiş kişi gibi tövbe estağfurullah, millet de ölmeyeceğini bildiği halde müthiş bağlılıkla merak ediyor "bu bölümde çok ağır yaralandı, bi dahaki bölüm ne olacak acaba" diye, ölmeyecek ölürse kanal nasıl para kazanacak arkadaş :) Adamlar 5 sezonda kimleri kimleri harcadı bide onu düşünün. Herneyse diziler de tat vermiyor bi 7-8 ay var heralde daha. Okuduğum kitaplar diyeceğim pek sevmiyorum okumayı ve bu huyumu da sevmiyorum düzeltmek gerek. Üniversite eğitimim biteli 1 yılı geçti, yüksek lisans yapıyorum derslerim bitti tez yazması kaldı, onları da bu yıl içerisinde tamamlamayı düşünüyorum. Siyasete hiç girmiyorum, tek isteğim güzel Türkiye Cumhuriyetimizin barış ve huzur içerisinde yaşamasıdır. Başlarken ne yazacağım konusunda bir fikrim yoktu fakat şuan farkına vardım ki çok güzel bir durum tespiti, hazırlık maçı tadında bir yazı olmuş. Umarım devamı gelecektir. Mutlu rengarenk günler. Sağlıcakla kalın.
Zaman çabucak  geçiyor, güzel günlerin keyfini çıkarın. 

23 Temmuz 2012 Pazartesi

Halis Emre kimdir ?

4 Haziran 1992 Perşembe günü gecesi Samsun'da dünyaya geldim. Gözlerimi açtığımda halamın ellerindeymişim. Her yenidoğan gibi ben de gözlerimi karanlık bir odadan yeni bir dünyaya açınca ağlamaya başlamışım. Sanırım bu içgüdüsel bir şey.
Doğduktan bir kaç hafta sonra babamın çalıştığı yer olan Şanlıurfa'ya gidip yaklaşık 2 sene kadar orada ikamet ettik. Sene 1994'ü gösterdiğinde Samsun'a geldik ve şuan hala oturduğumuz evde kalmaya başladık. Güzel bir kıyı kenti olan Samsun'da ilk ve orta öğrenimimi tamamladım. Aynı zamanda Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı bu şehirde başlatması Samsun'u özel kılan özelliklerinden biridir. Yılın her mevsimi yağışlı olan karadeniz iklimini Samsun'da da görebilirsiniz. Sabah hava güzel deyip akşam şemsiye almadığıma pişman bir şekilde eve sırılsıklam döndüğüm çok oldu :) Doğa bana güzel tecrübeler yaşattı açıkçası. Özellikle bahar aylarında yağan yağmurlar sonunda açan güneş sayesinde rengarenk gökkuşağı görme ihtimaliniz çok yüksek. 2010'da Ortaöğrenimimi tamamladıktan sonra üniversite sınavları sonucunda hala okuduğum Kırıkkale Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü kazandım. Çok fazla bilinmeyen bir bölüm olması beraberinde ilginç soruları da getirdi. Endüstri tarımla ilgili bir şey mi? 2 Yıllık mı okuyorsun sen şimdi? Ne iş yapıyorsunuz siz? gibi. Şuan hala  aynı bölümde 2.sınıfı bitirdim. Yavaş yavaş oturmaya başladı her şey, giderek güzel bir şekil almaya başladı. Umarım her şey bu sene daha da güzelleşecek :)